Kategori: Blog

Your blog category

  • İdrar Kaçırma Ameliyatı

    İdrar Kaçırma Ameliyatı

    Kadınlarda idrar kaçırma

       İdrar kaçırma (üriner inkontinans) uygun yer ve zamanda olmadığımız bir durumda idrarın istemsiz olarak idrar kanalından akmasıdır. İdrar kaçırma toplumda çok sık görülmektedir. Kadınlarda erkeklerden daha sık görülür ve yaklaşık her 3-4 kadından birini etkiler. İdrar kaçırma görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır. Hatta 70 yaş üstü kadınlarda bu oran %40 civarındadır. Günümüzde artan yaşam süreleri ile birlikte belli ki idrar kaçırma toplumun hayat kalitesini azaltan önemli nedenlerden biri olacaktır.

       Menopoz sonrası sıklığı artan idrar kaçırma, kadınlar için ciddi sosyal problemler oluşturur. İdrar kaçırma korkusu, kadınların su içmekten korkmasına, evden dışarı çıkmaya çekinmesine ya da toplum içerisinde yapılan aktivitelere katılmasına engel olabilir.

       Hastalar bazen idrar kaçırmayı yaşlanmanın doğal bir süreci olarak kabul ederek tıbbi yardım aramaz, bazen de sorunlarını utandıkları için anlatmaya çekinirler. Bundan dolayı toplumda idrar kaçırma nedeniyle yardım arayanların oranı, görülme sıklığından çok daha azdır. Aslında idrar kaçırmanın mutlaka bir tedavisi olduğunu ve şikayetlerinin ya tamamen geçeceğini ya da çok azalacağını bilmeliler. Hayat kalitelerini azaltan bu sorunla beraber yaşamak zorunda değiller.

       İdrar kaçırmanın çok çeşitli sebepleri arasında en sık görülen tipi, STRES tipi dediğimiz öksürmekle, ağır bir şey kaldırmakla veya hareketle oluşan idrar kaçırmadır. İdrar kaçırma bazen idrar yolları enfeksiyonu gibi altta yatan basit bir hastalıktan kaynaklanabilir. Böyle durumlarda enfeksiyonun tespit edilip tedavi edilmesiyle idrar kaçırma da sona erer. Fakat bazı idrar kaçırma tiplerinde sorun kaslarda ve sinirlerde olabilir. İdrar kaçırma nörolojik veya metabolik önemli bir hastalığında habercisi olabilir (multiple skleroziis, parkinson, diabet gibi hastalıkların ilk belirtisi idrar kaçırma olabilir). Yapılacak ayrıntılı bir muayene, birkaç tahlil ve görüntüleme yöntemiyle idrar kaçırma tipi tespit edilerek, uygun tedaviye geçilir.

    İdrar Kaçırma Ameliyatı: (TOT)

       TVT ve TOT operasyonları SPİNAL veya GENEL anestezi altında yapılır. Vajinaya yapılan yaklaşık 1.5 cm. lik küçük bir kesi ile idrar kanalına ulaşılır ve buraya bir medikal bant yerleştirilir. Bantın iki ucu kasıktan çıkarılarak katlar uygun şekilde kapatılır (TVT ameliyatında ise yine vajinal bölgeden yerleştirilen bantın iki ucu alt karın bölgesinden çıkarılır). Bant vücuttan daha sonra çıkartılmaz, artık vücudun bir parçası haline gelir. Vücudun dışından kesinlikle gözükmez ya da sarkmaz. Hasta bir gün hastanede kalır ve ertesi gün taburcu edilir. İki-üç gün içinde hızlıca iş hayatına dönebilir.  Ameliyatın başarısı %95’in üzerindedir , uzun dönemde etkinliği devam eder ve nadiren tekrarlar.

       Genel ya da Spinal Anestezi olamayacak hastalarda ise LOKAL anestezi ile MİNİ-SLİNG (Bu ameliyatta vajinal yolla ufak bir kesi den TOT ameliyatındakinden daha küçük bir bant takılır) ya da idrar yolundan madde enjeksiyonları ile kaçırma önlenebilir fakat bu tedavilerin başarıları TOT ameliyatındaki kadar etkili ve uzun süreli değildir.

     

    İdrar kaçırma tipleri nelerdir?

    • Stres tipi idrar kaçırma: Kadınlarda en sık gözlenen idrar kaçırma problemidir. Bu tip idrar kaçırma; öksürme, hapşırma, gülme, ani hareket etme, ağır bir şey kaldırma veya cinsel ilişki sırasında gerçekleşir. Buradaki STRES TİPİ, karın içi basıncındaki değişmeyi ifade eder ve tüm bu durumlarda karın içi basınç artar. Stres tipi idrar kaçırması, mesanenin hemen çıkışında olan ve idrar tutmamızı sağlayan SFİNKTER kasının görevini tam olarak yapamaması sonucunda oluşur. En büyük risk faktörleri zor ve çok doğum yapmaktır. Menopoz, ileri yaş, sigara kullanmak, kronik öksürük, kabızlık ve vücut kitle indeksinin yüksek olması(obesite) da bu tip idrar kaçırmada diğer risk faktörlerini oluşturur. 
    • Sıkışma tipi idrar kaçırma: Bu tip inkontinans, aşırı aktif mesane ile beraber olabilir ve idrar torbası(mesane) tam dolu olmasa bile hastada bir anda sıkışma yaşanır. Bu tip kaçırmada kuvvetli idrar yapma isteği ile beraber idrar kaçırma görülür. Hasta “idrarımı tuvalete yetişemeden kaçırıyorum” diye ifade eder. Sebebi mesane kaslarının istemsiz bir şekilde idrar kaçırmaya neden olacak kadar kasılmasıdır.

     

    • Fonksiyonel inkontinans: Bu kaçırmanın nedeni hastanın fiziksel bir durumu (diz artiriti, kalça veya bacak protezi) nedeniyle tuvalete giderken idrarını tutamamasıdır.
    • Taşma tipi inkontinans: Mesanedeki doluluğun hissedilmemesi ve aşırı dolması nedeniyle taşma şeklinde olan idrar kaçırılmasıdır. Bu durumla beraber hastada böbrek yetmezliği de görülebilir.
    • Total inkontinans: Gece ve gündüz sürekli idrar kaçırılma vardır. Bazı ameliyatlardan (kadın hastalıkları ve kanser ameliyatları) ve ışın tedavisinden (radyoterapi) sonra gelişirse mesanenin delindiğinden(fistül oluşumu) şüphelenilir.
    • Karışık tip inkontinans: Sıkışma ve stres tipi idrar kaçırma sorunun bir arada gözlenmesidir.

    İdrar kaçırma da nasıl tanı konulur?

       İdrar kaçırma şikayeti ile gelen bir hastada, beraberinde sıkça görüldüğü için öncelikle genital organlarda vajinal bir sarkma olup olmadığı vajinal muayene ile değerlendirilir. Özellikle çok sayıda vajinal doğum yapan kadınlarda rahimde ve vajina duvarlarında sarkmalar olabilir. Genital muayene sonrası tam idrar tahlili ve ultrasonografi istenir. Eğer idrar kaçırma için cerrahi müdahale gerekirse aynı seansta rahim, idrar torbası ve rektum (kalın barsak) sarkmaları da düzeltilebilir.

    Cerrahi müdahale her idrar kaçırma tedavisine uygulanabilir mi? 

       İdrar kaçırmanın tedavisi, altta yatan etkenlere ve idrar kaçırmanın tipine bağlı olarak değişir. Sıkışma tipi kaçırmada öncelikli tedavi, hayat tarzı değişiklikleri ve ilaçlar iken, stres tipinde ise cerrahi tedavi öncesi ilaçlar ve kegel egzersizleri denenebilir. Öksürme, hapşırma ve ani hareketle olan stres tipi idrar kaçırmada ilaçlar ve kegel egzersizleri sürekli uygulama gerektirdiğinden bunları bırakmak hastalığında geri gelmesine neden olacaktır. Bu nedenle STRES TİP idrar kaçırmada KESİN TEDAVİ AMELİYATTIR. İdrar kaçırmanın cerrahi tedavisinde en sık kullanılan güvenilirliği ve başarısı kanıtlanmış iki ameliyat türü; TVT (transvaginal tape uygulaması) ve TOT (transobturator tape uygulaması) ameliyatlarıdır. Sıkışma tipi kaçırmalarda ilaç tedavileri başarısız olursa mesane içine BOTOKS uygulaması yapılabilir. Etkinliği yüksek olan bu tedavinin ortalama 8-9 ay civarında tekrarlanması uygundur.

       TVT ve TOT orta-üretral askı ameliyatlarıdır. Bu ameliyatlarda özel bir maddeden yapılan örgü şerit şeklindeki bir bant (meş) vajinal bölgeden mesaneden çıkan idrar yolunun altına yerleştirilir ve bir askı gibi burayı destekler. 

     

    Prof. Dr. Tarık YONGUÇ

    Daha İyi Sağlığa Giden Yolunuz, Adım Adım

    01

    Randevu Alın

    Beklemeden muayene olmak için randevu alın

    02

    İletişim

    Tedavi sürecinizi planlamak ve detaylı bilgi almak için bize ulaşın

    03

    Tedavinize Başlayın

    Ürolojik sağlığınızı uzman ellere emanet ederek daha konforlu bir hayata başlayın

    Neden Bizi Seçmelisiniz?

    Sağlığınız, Mükemmelliğe Olan Bağlılığımız

    Güncel ve Modern Tedavi Yöntemleri

    En son teknolojik donanımlar ve bilimsel olarak kanıtlanmış cerrahi/klinik yöntemlerle hizmet veriyoruz.

    Kişiye Özel Yaklaşım

    Her hastanın durumunun benzersiz olduğunun bilinciyle, şikayetlerinize özel ve bütüncül tedavi planları geliştiriyoruz

    Deneyim ve Uzmanlık

    Yılların getirdiği klinik tecrübemizi, hastalarımızın yaşam kalitesini artırmak için profesyonel bir titizlikle kullanıyoruz.

    0 %
    HASTA MEMNUNİYETİ
  • Erkekte Yapay Sfinkter

    Erkekte Yapay Sfinkter

    Erkekte Yapay Sfinkter

    İdrar Nasıl Depolanır?

       Böbreklerde oluşan idrar, idrar torbasında (mesane) depolanır. Mesane yapısı gereği içindeki idrar arttıkça genişleyerek bu duruma uyum sağlar. Mesane doldukça idrar hissi yavaş yavaş artar ve bu his iyice artınca sosyal olarak uygun bir zamanda idrar boşaltılır. Mesanenin çıkışında iki adet sfinkter dediğimiz idrar tutucu mekanizma mevcuttur ve idrarın depo edilmesini de bu mekanizmalar sağlar. İdrar belirli bir miktara ulaştığında beyin uyarılır, beyinden gelen komutla bu 2 sfinkter gevşer, idrar torbası kasılır ve idrar kanalıyla dışarıya atılır. Mesane çıkışındaki ilk sfinkter otomatik olarak kontrol edilir.

       Yani istemsizdir ve gerektiğinde kasılarak idrarın kaçmasını önler. Daha sonraki sfinkter ise istemlidir, yani bu sfinkteri kendimiz kontrol edebiliriz ve isteyerek kastığımız da idrarı tutmamızı sağlar. Bu ikinci sfinkter daha güçlüdür ve idrarı tutmada daha çok işe yarar. Özellikle radikal prostat ameliyatı geçirmiş hastaların %5’inde sfinkter hasarına bağlı kalıcı idrar kaçırması görülebilmektedir.

       Bu iki sfinkterin görevini yapamadığı durumlarda idrar sürekli olarak kaçar. İdrar kaçırmanın bu durumunda çözümü, hastaya yapay sfinkter takılması ameliyatıdır. Yukarıda anlattığımız istemli olarak kontrol edilebilen sfinkteri taklit eden YAPAY SFİNKTER vücuda ameliyatla takılan bir protezdir.

    Yapay Sfinkter Nedir? (İdrar Tutmayı Sağlayan Protez)

       Yapay sfinkter, hastanın idrarını kontrol etmesini sağlayan ve mekanizması olan 3 parçalı bir protezdir. Normal yapıda bir sfinkter, idrar tutmayı sağlayan kasılma ve gevşeme özelliği olan halkasal bir kastır. Yapay sfinkter artık çalışmayan sfinkter kasının işlevini yapmaktadır.

    ​   Yapay Sfinkter 3 parçadan oluşur; silikon yastık kelepçe, su haznesi ve pompa. Silikon yastık kelepçe idrar torbasının çıkışında idrar yolunun etrafına, çalışmayan sfinkter kasının yerine takılır. Su haznesi karın içine idrar torbasının yanına ve mekanizmayı çalıştıracak pompa da sağ testisin yanına, testis torbası içine yerleştirilir. Vücudun dışında hiçbir parça yoktur. Hasta idrar yapmak için testis torbasındaki pompayı bir kere sıkar ve bırakır. Silikon halka açılır ve idrar torbasında biriken idrar açılan idrar kanalından vücudun dışına çıkar. Hasta idrarını yapar, bitirir ve slilikon kelepçe başka bir müdahaleye gerek kalmadan rezervuardaki suyla dolarak idrar kanalını kapatır. Böylece hasta artık idrar kaçırmaz ve bir daha idrarını hissedince tuvalete giderek aynı işlemi tekrarlar. Yapay sfinkter tam olarak fizyolojik süreci taklit ederek hastanın idrarını tutmasını ve istediği yerde yapabilmesini sağlar.

    Yapay sfinkter Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

       Yapay Sfinkter ameliyatı sfinkter kasının çalışmadığı veya hasar gördüğü durumlarda yapılır. En sık nedeni prostat kanseri nedeniyle yapılan radikal prostatektomi veya radyoterapi (ışın tedavisi) tedavileri nedeniyle sfinkter kasının hasar görmesidir. Daha az görülmekle beraber iyi huylu prostat ameliyatlarından sonra da sfinkter kası hasarlanmakta ve bu hastalarda da idrar kaçırma için yapay sfinkter takılmaktadır.

       Eğer sfinkter hasarına neden olan ameliyat, üretra (idrar kanalı) hasarına da neden olmuş ve idrar yolu daralmış ise önce üretradaki darlığın ameliyatla düzeltilmesi gerekir. Üretradaki daralma düzeltildikten sonra hastanın idrar kaçırması için yapay sfinkter ameliyatı yapılabilir.

    Yapay Sfinkter Ameliyatı

       Yapay sfinkter ameliyatı SPİNAL veya GENEL anestezi altında AÇIK olarak yapılan bir ameliyattır. Testisler ile anüs arasından (Perineal bölgeden) yapılan yaklaşık 5 cm. lik kesi ile idrar kanalında sfinkter dediğimiz bölgeye ulaşılır. İdrar kanalına zarar vermeden kanalın serbestlenmesi için oldukça titiz çalışılması gerekir. Kullanılacak silikon yastığın çapını belirlemek için bu bölge ölçülür ve en uygun olanı idrar kanalına bir zarar vermeden yerleştirilir. Daha sonra hastanın durumuna göre ya aynı kesiden ya da kasık bölgesine yapılacak ikinci bir kesiden silikon vasıflı yumuşak su kesesi karın içine idrar torbasının yanına yerleştirilir. Son olarak ta mekanizmayı çalıştıracak kumanda testis torbasının içine yerlştirilir. Bağlantı tüpleri birleştirilir. Sonra sistemin kusursuz çalıştığından emin olunur. Katlar kapatılır ve bandaj ile örtülür. Hastaya ameliyat sırasında takılan sonda ameliyattan sonraki sabah çıkarılır. Hastanede yatış süresi 1-2 gündür. Bandajda genellikle 2 gün tutulur. Ameliyattan sonra vücudun dışından hiçbir malzeme görünmez.

       Ameliyattan sonra 4-6 hafta mekanizma aktif hale getirilmez ve yapay sfinkter çalıştırılmayacağı içinde hasta bu sürede idrarını kaçırmaya devam eder. Bu süre içerisinde hasta alt bezi kullanmaya devam eder. Ameliyattan sonraki 4-6 haftalık süre de iyileşme ve halkanın idrar kanalına uyumu beklenir. Hastada özel bir durum yok ise 2 hafta sonra kontrol edilir. Yapay sfinkter 4-6 hafta sonra çalıştırılır. Yapay sfinkterin çalışmaya başlaması için testis torbasına yerleştirilen pompanın 1 kere sıkılması yeterlidir. Bu basit işlem birkaç kez bizzat hastaya tekrarlatılır ve hastaya mekanizmanın kullanımı öğretilir.

       Sinkter hasta tarafından kullanılmaya başlandıktan sonra artık hastanın bez kullanmasına gerek kalmayacak ve idrarı geldiğini hissedecektir. İdrara sıkıştığını hisseden hasta uygun zaman ve ortamda pompaya basıp, mekanizmayı açarak idrarının hepsini boşaltabilecektir. Mekanizmaya ikinci bir müdahale gerekmez ve kendiliğinden otomatik olarak kapanır.

    Prof. Dr. Tarık YONGUÇ

    Daha İyi Sağlığa Giden Yolunuz, Adım Adım

    01

    Randevu Alın

    Beklemeden muayene olmak için randevu alın

    02

    İletişim

    Tedavi sürecinizi planlamak ve detaylı bilgi almak için bize ulaşın

    03

    Tedavinize Başlayın

    Ürolojik sağlığınızı uzman ellere emanet ederek daha konforlu bir hayata başlayın

    Neden Bizi Seçmelisiniz?

    Sağlığınız, Mükemmelliğe Olan Bağlılığımız

    Güncel ve Modern Tedavi Yöntemleri

    En son teknolojik donanımlar ve bilimsel olarak kanıtlanmış cerrahi/klinik yöntemlerle hizmet veriyoruz.

    Kişiye Özel Yaklaşım

    Her hastanın durumunun benzersiz olduğunun bilinciyle, şikayetlerinize özel ve bütüncül tedavi planları geliştiriyoruz

    Deneyim ve Uzmanlık

    Yılların getirdiği klinik tecrübemizi, hastalarımızın yaşam kalitesini artırmak için profesyonel bir titizlikle kullanıyoruz.

    0 %
    HASTA MEMNUNİYETİ
  • Prostat Kanseri Ameliyatı

    Prostat Kanseri Ameliyatı

    Prostat Kanseri Ameliyatı

    Prostat Kanseri Ameliyatı

       Prostat kanseri ameliyatı (radikal prostatektomi) prostat kanseri tanısı alan hastada hastayı prostat kanserinden kurtarmak ve eski sağlığına kavuşturmak için yapılır. Ameliyatın amacı kanserli hücrelerin tamamını vücuttan temizlemektir. Radikal prostatektomi prostat kanserinin erken evresinde en sık uygulanan tedavi yöntemidir ve yıllar içinde etkinliği kanıtlanmıştır. Günümüzde tecrübeli cerrahlarla hastaların kanserlerinden tamamen kurtulma oranları yükselmiş, ameliyatın yan etkileri azalmıştır.

    Prostat Kanseri Ameliyatının Avantajları Nelerdir?

       Prostat kanseri ameliyatı kanserli dokulardan hızla ve tamamen kurtulmamızı sağlar. Başarılı bir ameliyattan sonra kan değeri (serum PSA değeri) hızla sıfıra gelir, böylece ameliyat sonrası erken dönemde tedavinin etkinliği anlaşılmış olur. Ameliyattan önce idrar yapma ile ilgili şikayetlerimiz varsa (idrar yapamama, zor yapma, yanma sızlama) bu şikayetlerden de kurtuluruz. Prostat kanseri tedavisinde uygulanan diğer bir tedavi yöntemi olan radyoterapiden (ışın tedavisi) sonra kan değerleri anında düşmez ve idrar yapma ile ilgili şikayetler ise daha da artabilir.

       Prostat kanseri erken tanı konulduğunda tecrübeli ellerde şifayla sonuçlanmaktadır ve yan etkileri de çok az görünmektedir. Amerika ve Avrupa’da her sene yayınlanan doktor kılavuzlarına baktığımızda ameliyatın açık, laparoskopik ya da robotik olmasının onkolojik (kanser sonuçları) ve fonksiyonel (idrar kaçırma, sertleşme sorunları) sonuçlar üzerine etkili olmadığı fakat cerrahi tecrübenin etkili olduğunu görüyoruz.

    Prostat Kanseri Ameliyatı Öncesi

       Prostat kanseri ameliyatı öncesi her hasta benzersiz olduğundan doktor cerrahi işlemin her aşamasında hastaya rehberlik edecektir. İşlem öncesi hastaların beslenme düzenini değiştirmesi ya da kan sulandırıcı türü ilaçları kesmesi gerekir.

       Genellikle kişinin ameliyattan bir gün önce akşam yemeğinden sonra lavman uygulaması ve gece yarısından sonra yeme ve içmeden kaçınması önerilir. Bunun yanında ameliyattan önce kan sulandırıcı ilaçlar (coraspin, ecopirin, xeralto, eliquis, plavix, coumadin vb…) almayı bırakması istenecektir. Bu süreçte sigaranın bırakılması da iyileşme süreci için oldukça önemlidir.

    Prostat Kanseri Ameliyatı Tekniği:

       Prostat kanseri ameliyatı GENEL anestezi altında karın kısmında göbek deliği altından oluşturulan yaklaşık 15 cm’lik bir kesi ile yapılmaktadır. Cerrah daha sonra prostat bezini mümkün olan vakalarda sinirleri koruyarak çıkarır. Kanserin tüm prostat dokusuna yayılmadığı erken tanı konulan vakalarda ameliyat sonrası sertleşme sorunu (ereksiyon kaybı) yaşamamak için cerrah sinir koruyucu radikal prostatektomi ameliyatıyapar. Prostatın altındaki seminal veziküller adı verilen iki adet salgı bezleri de işlem sırasında çıkarılmaktadır. Eğer gerekliyse (kanserin saldırganlık durumuna ve yayılımına göre) hastanın prostat bezinin ilgili lenf bezleri de geniş bir şekilde çıkartılır. Çıkarılan dokular patoloji bölümüne incelenmek üzere gönderilir.

    Prostat Kanseri Ameliyatı Sonrası:

       Prostat kanseri ameliyatı sonrası herhangi bir komplikasyon oluşma ihtimalinin önüne geçilmesi ve iyileşme sürecinin yakından izlenebilmesi için genellikle iki gün hastanede takip edilmesi gerekmektedir.

       Ameliyattan hemen sonra mümkün olan en kısa zamanda hastanın yürümesi sağlanır. Bu davranış komplikasyonların önlenmesine ve vücuttaki kanı dolaştırarak iyileşme sürecine yardımcı olur. Ameliyattan sonra iyileşme sürecini hızlandırmak için kişi yürüyüş gibi hafif egzersizler yapmaya devam etmelidir. Ameliyat sonrası en az 4 hafta boyunca ağır kaldırmaktan kaçınılmalıdır.

       Prostat kanseri ameliyatı sırasında idrar kanalının prostatın içinde kalan kısmıda çıkarılıp idrar yolu idrar torbasına tekrar dikildiği için ameliyat sonrası bölgenin iyileşmesine yardımcı olmak ve idrarın rahatça çıkmasını sağlamak amacıyla idrar sondası kullanılmaktadır. İdrar sondası kişinin idrarını vücudunun dışındaki bir torbaya akıtan ince bir tüptür ve genellikle ameliyattan 7-10 gün sonra çıkarılmaktadır. Bu süre hastanın kişisel durumuna bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Sondayı çıkardıktan sonraki kontroller doktorunuz tarafından yapılacaktır.

    Prostat Kanseri Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

       Prostat kanseri ameliyatı tüm cerrahi işlemlerde olduğu gibi türlü yan etki ve komplikasyon riskleri taşımaktadır. Bu riskler kanserin evresine, kişinin yaşına ve genel sağlık durumuna bağlı olarak değişiklik gösterir. Doktor işlem öncesi olası komplikasyonları hasta ile paylaşacaktır. Prostat kanseri ameliyatı tecrübeli ellerde yapılırsa genellikle iyi tolere edilir, yan etkileri geçicidir ve kişinin hayat kalitesini fazla etkilemez. Genel riskleri arasında en çok görünen geçici veya uzun süreli iktidarsızlık sayılabilir ama eğer kanser çok erken evrede yakalanırsa ve ameliyat sinir koruyucu şekilde yapılırsa bu yan etkide çok daha az görülmektedir. Gereken hastalarda ilaç takviyeleri (haplar ve iğneler) ile sorun aşılabilir. Genellikle geçici kısa süreli, nadiren de uzun süreli idrar kaçırma %5 hastada görülür.

    Prof. Dr. Tarık YONGUÇ

    Daha İyi Sağlığa Giden Yolunuz, Adım Adım

    01

    Randevu Alın

    Beklemeden muayene olmak için randevu alın

    02

    İletişim

    Tedavi sürecinizi planlamak ve detaylı bilgi almak için bize ulaşın

    03

    Tedavinize Başlayın

    Ürolojik sağlığınızı uzman ellere emanet ederek daha konforlu bir hayata başlayın

    Neden Bizi Seçmelisiniz?

    Sağlığınız, Mükemmelliğe Olan Bağlılığımız

    Güncel ve Modern Tedavi Yöntemleri

    En son teknolojik donanımlar ve bilimsel olarak kanıtlanmış cerrahi/klinik yöntemlerle hizmet veriyoruz.

    Kişiye Özel Yaklaşım

    Her hastanın durumunun benzersiz olduğunun bilinciyle, şikayetlerinize özel ve bütüncül tedavi planları geliştiriyoruz

    Deneyim ve Uzmanlık

    Yılların getirdiği klinik tecrübemizi, hastalarımızın yaşam kalitesini artırmak için profesyonel bir titizlikle kullanıyoruz.

    0 %
    HASTA MEMNUNİYETİ